İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ın 22 Ocak 2008 tarihinde “Riva Yerleşimi Kültür - Turizm - Sağlık - Spor Köyü Odaklı Uluslararası Kentsel Tasarım Hizmet Alımı Projesi Tanıtımında” yaptığı konuşmanın metnidir.
Değerli Konuklar,
Kıymetli Basın Mensupları,
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
İstanbul’da yeşil ve mavinin buluştuğu Riva’da hayata geçireceğimiz bu eko – köy projesini sizlere tanıtmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
ÇEVREYE SAYGILI ÖRNEK PROJELER ÜRETİYORUZ
Değerli Konuklar,
Doğal güzellikleri, zengin tarihi birikimiyle İstanbul, medeniyetlerin çeyiz sandığıdır.
Bununla birlikte 50’lerden bu yana bu zengin tarihi ve doğal serveti ihmal edilmiştir.
Kent, bir sanayi kenti olarak kurgulanmıştır.
Buna paralel olarak denizlerimiz kirlenmiş, kaçak yapılaşma sonucu orman alanlarımız tahrip olmuştur.
Binlerce yıldır kente kimliğini veren tarihî eserler, tarihî mekânlar kendi haline terk edilmiştir.
Haliç gibi dünyada ender görülen doğal güzellikler, bu hatalı planlama anlayışı neticesinde yok olmanın eşiğine gelmiştir.
Kısacası tekrarlanan bu hatalı kentsel yönetim anlayışı nerdeyse İstanbul’u bitme noktasına getirmiştir.
Biz, bu gidişata dur dedik.
Kentin doğal ve kültürel değerleri koruyan, çevreye saygılı örnek projelerin hazırlanmasına ve uygulamasına önem ve öncelik verdik.
Bugün burada başlattığımız eko – köy projesi bunun en güzel örneğidir.
Bu proje, Çevre Düzeni Planı kararlarına uygun, Riva Köyü ve Beylik Mandıra alt bölgesinde, doğa ile uyumlu, kentlilerin kültür, turizm, sağlık ve spor etkinliklerinden yararlanmasını sağlayacak bir proje.
PROJE İLE KORUMA – KULLANMA DENGESİNİ KURUYORUZ
Bugüne kadar çevrenin korunmasından, bir takım yasaklarla belirli bir bölgenin insanlardan izole edilmesi anlaşılıyordu.
Bu durumda iş yaşamından bunalan kentliler, kendilerine rahat nefes alacak alanlar bulamıyorlardı.
İşte biz, bu yasaklayıcı, kentlileri yararlandırmayan bir koruma anlayışı yerine, koruma-kullanma dengesini kuran bir anlayış getirdik.
Bu anlamda doğa ile iç içe, fakat çevreye duyarlı projeler geliştiriyoruz.
Sizlere tanıtmakta olduğum proje de bunlardan biridir.
PROJE, TÜM KESİMLERİN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞECEK
Değerli Konuklar,
Çağımızda buyurgan bir anlayış ve birkaç bürokratın masa başında aldıkları kararlarla kentsel yönetim başarıya ulaşamayacağı anlaşılmıştır.
Hizmetlerin kentin ihtiyaçlarını en uygun şekilde karşılaya bilmesi tüm kesimlerin bu hususlarda fikrinin alınmasına bağlıdır.
Bu anlamda kentlilere en yakın yönetim birimi olan yerel yönetimlere büyük sorumluluklar düşmektedir.
Biz de, bu sorumluluğumuzun bilincinde olarak, sivil toplumdan özel sektöre, yöre halkına kadar tüm kesimlerin katkı ve önerilerini dikkate alarak yatırım yapıyoruz.
Bu bağlamda Riva projesi, belediye – özel sektör ve gönüllü kuruluşların işbirliği ile gerçekleştirilecek ve İstanbullular, Riva’da, uluslararası kalitede, doğa ile iç içe bir kültür, turizm, sağlık ve spor yerleşkesine sahip olacaklar.
PLANSIZ VE SAĞLIKSIZ GELİŞME KONTROL EDİLECEK
Hepinizin bildiği gibi İstanbul’un kuzeyi; doğal çevre, orman ve su kaynakları bakımından hassas bir alandır.
Proje ile bu alanın İstanbul Çevre Düzeni Planı doğrultusunda sağlıklı, planlı ve çevreye duyarlı bir şekilde gelişimine yön verilecek.
Bölge 1998 tarihli onaylı, Koruma Amaçlı İmar Planında 40 bin nüfuslu bir yerleşim alanı olarak planlanmış.
Bununla birlikte planda bazı eksiklikler gördük.
Meselâ bu planda turistlerin kalabilmesi için bir otel bir yoktu.
Yine sportif faaliyetlerin gerçekleşebileceği bir futbol sahası da bulunmuyordu.
Bundan dolayı biz bu alanı yeniden ele aldık.
Amacımız, bu alanı İstanbullara maksimum fayda sağlayacak şekilde yeninden imar etmekti.
Bölgeyi “daha düşük yoğunluklu”, doğa ile uyumlu, kültür, turizm, sağlık ve spor işlevleri ile kente hizmet edecek bir “yeşil ve mavi kaçış” destinasyonu olarak düşündük.
Proje ile bölgede bulunan köy yerleşimlerindeki (Riva Köyü, Beylik Mandıra mevkii) ikinci konut ve çarpık yapılaşma önlenecek, köylerin kültürel ve doğal değerleri korunacaktır.
Riva deresinin, sit alanlarının, tarım toprakları ve ormanların korunması, projenin öncelikli amacı olacaktır.
İÇME SUYU İÇİN TOPLAM 19 MİLYON YTL YATIRIM YAPIYORUZ
Projenin sağlıklı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için bölgede altyapı yatırımlarına da ağırlık verdik.
Bu anlamda bölgeye toplamda 19 milyon YTL’lik içme suyu yatırımı yapılacak.
Bunun 3,5 milyon YTL’lik kısmını tamamladık.
Kalan 15,5 milyon YTL’lik kısmın tamamlanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Yine proje ile birlikte Riva havzası köylerinde toplam 6 atıksu arıtma tesisi yapılması planlanmıştır.
ARAZİNİN YÜZDE 31’İ MUTLAK KORUMA ALANI
Değerli Konuklar,
Projemizi, Beykoz’da Riva alt bölgesi olarak tanımlanan, kuzeyinde Karadeniz sahil şeridi, güneyinde ve batısında Riva deresi, güneyinde ve doğusunda tarım toprakları ve orman alanları bulunan bir bölgede hayata geçireceğiz.
Burası 1979 hektarlık bir alan. (19 milyon 790 bin metrekare)
Kartal’da gerçekleştirmekte olduğumuz projenin yaklaşık 6 katı büyüklüğünde bir alan.
Biz, bu arazide bulunan tarım ve orman alanlarını mutlak koruma kapsamı altına aldık.
Koruma altına aldığımız 619 hektarlık alanın 472 hektarı tarım ve orman alanı; 147 hektarı ise dere ve dere koruma kuşağı.
Bir başka deyişle projenin uygulanacağı arazinin yüzde 31’ini mutlak koruma altına aldık.
Projemizi 1/25.000 ölçekli “İstanbul Nazım İmar Planı” kararlarına uygun bir şekilde kurguluyoruz.
Bu alanının gelişiminde Çevre Düzeni Planı ve Nazım İmar Planı kararlarını temel yönlendirici olarak alıyoruz.
PROJE EKOLOJİK TARIMI VE EKOLOJİK TURİZMİ TEŞVİK EDECEK
Değerli Konuklar,
Günümüzün en önemli meselesi, sizlerin de bildiği gibi, dünyamızı tüketmeden imkânlarından istifade edebilmektedir.
Bunu her ürettiğimiz, her uyguladığımız projede, sürdürülebilirlik kıstaslarını yakalamak zorundayız.
Çünkü biz, bu dünyayı çocuklarımızdan miras aldık.
İşte Riva’daki projemizi geliştirirken de bu bilinçle hareket ettik.
Proje hayata geçtiğinde her alanda bu kıstasları yakalamayı hedefliyoruz.
Öncelikle bölgede konut gelişiminin ve konut alanlarının doğal çevreye baskısını en aza indireceğiz.
Bölgede ekolojik tarım ve ekolojik turizmin teşvik edeceğiz.
Riva’da yer alacak konaklamalı turizm tesis alanlarının çeşitlendirilecek ve kalitesi yükseltilecek.
Bölgedeki günübirlik turizm tesislerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, spor kampları ve yaz okulları açılmasını planlıyoruz.
Bölgede doğal ve kültürel değerlerin korunmasına öncelik veriyoruz.
Riva deresinde marina kurulması, bölgede bir üniversite açılmasının teşvik edilmesi gündemimizde.
Bütün bunların gerçekleşmesiyle yerel ekonominin güçlenmesini sağlayacağız.
DÜZENLENEN YARIŞMANIN SONUÇLARI 2 AY İÇİNDE AÇIKLANACAK
Değerli Konuklar,
Bölgede yer alacak donatılar, hem kente hizmet sunacak hem de bölgede yaşayan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak.
Bu bağlamda ticaret ve hizmet merkezleri, meydanlar, açık alanlar, imaj yapıları, yaya yolları ve benzeri işlevler, yerleşimin kendi bünyesi içinde tasarlanacaktır.
Proje alanındaki tüm donatılar, kente hizmet verecek büyüklük ve konumda olacaktır.
Proje davet usulü ile yapılıyor. Organizasyonu İMP ile birlikte Riva ve Çevresini Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği düzenliyor.
Dernek, alanında önde gelen ulusal ve uluslararası 7 gruba davet gönderildi.
Projeler 1 Mart’ta teslim edilecek.
Alanının en başarılılarından seçilmiş yerli ve yabancı uzmanlardan jüri, bu tarihten sonra projeleri değerlendirecek.
Bu bağlamda düzenlenen yarışmanın sonuçları iki ay içinde alınacaktır.
PROJE YENİ İSTİHDAM ALANLARI AÇACAK
Proje hayata geçtiğinde İstanbullular, yoğun iş hayatının baskısından kurtularak, nefes alacakları yeni alanlara kavuşacaklar.
Aynı zamanda projenin tamamlanması ile birlikte yeni istihdam alanları açılacak.
Bunların yanı sıra uluslararası standarttaki tesisleri ile bu uygulama İstanbul’a gelen turist sayısını da arttıracak ve İstanbul’un ve ülkemizin ekonomisine katkı sunacaktır.
Sözlerime son verirken bu organizasyonda büyük emeği geçen Riva ve Çevresini Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği yetkililerini tebrik ediyorum.
Projenin İstanbul’a hayırlı olmasını diliyor, hepinizi yeniden saygı ve sevgiyle selamlıyorum.