Hayat güzel

Hemen altta yer alan REKLAM linkini lutfen TIKLAYIN... (Google reklamları)

 

Bunun için birçok tanım yapabilir ve kriterler belirleyebilirsiniz.

1. Mesela eviniz cok masraf cikarmayacak kadar buyuk ama kutu gibi de kucuk olmamali.

2. Mumkunse hicbir komşu ile ortak duvarın olmamasında da yarar var yani müstakil olursa daha iyi olur.

3. Aksam eve geldiğinizde arabanızı park etme sorunu yaşamayacağınız şekilde özel bir otopark da fena olmaz.

4. Pek mümkün olmasa da, azcık denize yakın olması da tercih edilebilir. Hele deniz/doğa manzarası varsa, tadına doyum olmaz.

5. Şehre de uzak olmasın. Elbette Şişli'nin göbeğinde deniz manzaralı, müstakil, bahçe içinde bir gayrimenkul bulmak mümkün olamayacağından en azından 2 köprüden birine en yoğun trafikte bile 15-20 dakika içinde ulaşılabilecek bir nokta da tercih edilebilir. (Kaldı ki Levent'ten bile Fatih Sultan Mehmet Köprüsüne 15 dakikada gitmek zordur herhalde)

6. Mümkünse evin salonunun penceresinde perde açık olduğunda dışardan meraklı gözlerin evin içini görebilmesinin de mümkün olamadığı konumda olsun.

7. Evin mutlaka ama mutlaka verandası olsun. Aynı Amerikan filmlerindeki gibi. Ahşap sallanan koltukta gazete okumak büyük keyif. Keşke mümkün olabilse de küçük de bir havuz ve yanında mutfakla bağlantısı olan bir kış bahçesi niteliğinde (yazın cam duvarların kaldırılabildiği) bir yer olsa. Yanında da barbekü yapılabilecek bir platform.

8. Pencereleri mümkünse tavandan-tabana cam olabilir mi acaba? Bayılıyorum duvarsız duvarlara.

9. İstediğim ağacı bitkiyi ekebileceğim bir miktar da hobi bahçesine sahip olabilmek en büyük hayalim.

10. Çevrenin de durumu benimkinden farklı olmasın. Yani Erenköy'ün yüksek katlı binalarının ortasında bu tür bir yapıya da sahip olmak istemem.

11. Oturacağım semtin ismi de çok önemli. Birilerine söylerken gururla o semtin adını ifade edebilmeliyim. Öyle Küçükbakkalköy gibi tarihi önemi yüksek de olsa hikayesi uzun olan bir semti de tercih etmek istemem.

12. Evin keşke mimarisine de karışabilsem. Yani gereksiz ya da kullanışsız bir plan yerine ihtiyaçlarımı karşılayacak bir modeli tercih edebilirim.

13. En önemli kısım... Fiyatı da uygun olsun. Ama bugün için. Yarın ben o evde oturmaya başlayınca o bölgedeki evlerin fiyatı alabildiğince yükselsin, yükselsin.

14. Şehrin dışında ama içinde gibi yakın bu yerde emeklilik hayallerimi de gerçekleştirebileceğim bir çalışma ofisine de hakikaten ihtiyacım var...

 

Bu kadar yazı sanki reklam gibi. Ama reklam değil, aklınıza gelen bir yer varsa bu tanıma uyan lütfen beni bilgilendirin.

GALATASARAY'IN RİVA ARAZİSİ İCRADAN SATIŞA ÇIKARILDI

Galatasaray Spor Kulübü’ne ait İstanbul’un en bakir banliyösündeki
villa imarlı 1 milyon 175 bin metrekarelik Riva arazisi icradan satışa
çıkarıldığı belirtildi.
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, tahmini bedeli 146 milyon 875 bin
YTL olan arazinin satışı 28 Nisan’da Beykoz İcra Müdürlüğü’nde
gerçekleştirilecek. Alıcı çıkmaması durumunda satış 8 Mayıs’ta
tekrarlanacak.
Toplam 280 milyon dolar borcu olduğu tahmin edilen Galatasaray Kulübü,
üçüncü köprü projesiyle birlikte değerine değer katacak Riva’daki
arazinin tüm borçları kapatacak bir değer olduğunu düşünüyor. Ancak
söz konusu arazi 2.5 milyon YTL’lik bir borç yüzünden icradan satışa
çıkarılma tehlikesi ile karşı karşıya. Arazide ayrıca Vakıfbank’ın da
100 milyon YTL’lik ipoteği bulunuyor.
Kulübün Ata Menkul Değerler’e olan borcu ise halka arz döneminden
kaynaklanıyor. GS yönetimi halka arz projesi kapsamında Ata Menkul
Değerler’le sözleşme imzalamıştı. Ancak daha sonra Kulüp halka arzı
başka bir kurumla yapmayı tercih etti. Bunun üzerine Ata Menkul de
mahkemeye giderek sözleşmeden doğan hakkının peşine düştü. Dava
sonucunda kulübün Ata Menkul Değerler’e 2.5 milyon YTL ödemesi
kararlaştırıldı. Ancak bu borç ödenmedi. Galatasaray Kulübü’ne yakın
çevreler, Adnan Polat’ın yeni yönetime giren kişilerden acil ödemeler
için para topladığını, Ata Menkul Değerler’in borcunun da bu kapsamda
ödeneceğini ve icradan satışın engelleneceğini belirtti.

İstanbul'a 2 dev kongre merkezi yolda, yerleri sır gibi saklanıyor

İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'a yapmayı planladıkları 15-20 bin kişilik kapasiteli 2 yeni kongre merkezinin yerlerini 'Arsa fiyatlarında spekülasyon olur' diye söylemedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'a 15-20 bin kişilik kapasiteye sahip 2 yeni kongre merkezi yapmayı planladıklarını söyledi. "Arsa fiyatlarında spekülasyon olur" endişesiyle kongre merkezlerinin yapılacağı alanları açıklamayan Topbaş, kentsel ulaşımın en rahat olabileceği yerleri düşündüklerini ve projeyi kafasında netleştirdiğini ifade etti.

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği'nin (TUROB) 19. Olağan Genel Kurul Toplantısı, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın katılımıyla dün gerçekleşti. Genel Kurul'a yeniden tek aday olarak katılan TUROB Başkanı Timur Bayındır, üçüncü kez başkanlığa seçildi. Toplantıda konuşan Bayındır, Türkiye turizminin dünya turizm rakamlarının üzerinde büyüdüğünü belirterek "Bu yıl dünya turizminde daralma bekleniyor. Ancak biz, yüzde 10'un üzerinde bir büyüme hedefliyoruz. 2006'da kişi başı harcama 728 dolar iken, 2007'de 679 dolara gerilemiş. Öncelikli hedefimiz, kişi başı gelir rakamını artırmak olmalı" diye konuştu.

Riva, Bodrum'a 5 çekecek
İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise İstanbul'da 25 bin turistik yatak kapasitesine sahip otel inşaatının sürdüğünü, 2015'te şehrin 86 bin ek yatağa ulaşacağını ifade etti. Kongre turizminin dünyada 150 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğü olduğunu kaydeden Topbaş, "Dünyada ilk 10'da olmak istiyoruz. Bu nedenle kongre merkezi sayısının artması gerekiyor. Lütfi Kırdar'da ek inşaat yapılıyor. Sütlüce 2009'da faaliyete geçiyor. Bunun yanında Avrupa ve Anadolu yakasında da 2 ayrı yerde yeni kongre merkezleri yapmak için yerleri tespit ettik" dedi. Kongre merkezlerinin, çok maksatlı kullanıma açık olacağını ve projelerin dünyada kendinden bahsettireceğini vurgulayan Topbaş, "İstanbul, 22 ülkeye sabah gelip, akşam dönme mesafesinde. Bu yüzden kongre, fuar ve uluslararası etkinlikler için çok uygun bir şehir. Bu 2 kongre merkezi fırsatları değerlendirmemizi sağlayacak" dedi.

Riva bölgesindeki tüm imarları durdurduklarını da anlatan Topbaş, şunları söyledi: "Burada Bodrum'a beş çekecek bir turizm bölgesi oluşturmak istiyoruz. Burası için yarışma yaptık. Sonuçları 3 Nisan'da elime gelecek. İstanbul'da yeni bir turizm destinasyonu oluşturacağız. İstanbul'un gizli kalmış tarihi ve kültür mekânlarını yeniden ortaya çıkaracağız. Bu nedenle İstanbul'da hâlâ yeni otellere ihtiyaç var."

Turizmde tahsislerin yolu açıldı
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla durdurulan, turizm sektöründeki tahsislerin yolu yeniden açıldı. Anayasa Mahkemesi'nin, "tahsis yapılacak olan alanların kanunla belirlenmesi" isteğine uygun olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü çalışmalar sonuçlandı. Yeni kanun taslağının bakanlar kurulunda imzaya açıldığını ve yeni tahsisler için engelin aşılacağını belirten Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Yeni yasa, tahsisleri gerçekleştirmemizi sağlayacak" dedi. TUROB Genel Kurulu'nda konuşan Günay, TÜRSAB dışında diğer meslek örgütlerinin bir yasasının bulunmadığını, ancak bu sorunu aşmak için son aşamaya geldiklerini de vurguladı. Bakan Günay, "Bu hafta sonunda TOBB'un katılımıyla bir arama konferansı düzenliyoruz. Sektörün tüm taraflarını yasal bir zemine oturtacak çerçeveyi hazırlayacağız" değerlendirmesini yaptı. Kara Harekâtı'nın turizme olası etkilerini de değerlendiren Günay, "Şimdilik olumsuz bir etki görmedik" diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi;

- İstanbul’un Çevre Düzeni ve Nazım İmar Planı Kararları doğrultusunda, doğal ve kültürel değerleri koruyan, çevreye saygılı örnek projelerin hazırlanması ve uygulamasına önem ve öncelik veriyor…

- İstanbul İli Çevre Düzeni Planı kararlarına uygun olarak, BEYKOZ, Riva Köyü ve Beylik Mandıra alt bölgesinde, doğa ile uyumlu, İstanbul halkının kültür, turizm, sağlık ve spor etkinliklerinden yararlanmasını sağlayacak, örnek bir eko-köy projesini başlatıyor.

- Proje, Belediye – Özel sektör ve gönüllü kuruluşların işbirliği ile gerçekleştirilecek ve İstanbullu’lar, RİVA’da, uluslararası kalitede, doğa ile içiçe bir kültür,turizm,sağlık ve spor yerleşkesine sahip olacaklar.

Bu tür projelerle amacımız…

İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezimizce hazırlanıp, Belediye Meclisimizce onaylanan İstanbul Çevre Düzeni Planı kararlarına göre, plansız ve sağlıksız gelişmeyi kontrol etmek; doğal çevre, orman ve su kaynakları bakımından hassas olan, metropoliten alanın kuzeyinin, çevreye duyarlı olarak, gelişmesine yön vermek.

RİVA Projesinin uygulama alanı…

Projelendirilecek alan, Beykoz ilçe sınırları içinde, Riva alt bölgesi olarak tanımlanan, kuzeyinde Karadeniz sahil şeridi, güneyinde ve batısında Riva deresi, güneyinde ve doğusunda mutlak korunacak tarım toprakları ve orman alanları olan 1979 hektarlık bir alan.

Bölge 1998 tarihli onaylı, Koruma Amaçlı İmar Planında 40.000 nüfuslu bir yerleşim alanı olarak planlanmış olmakla birlikte, İstanbul’un yeni Çevre Düzeni Plan kararları uyarınca yeniden ele alınması ve daha düşük yoğunluklu, doğa ile uyumlu, kültür, turizm, sağlık ve spor işlevleri ile metropole hizmet edecek bir “yeşil ve mavi kaçış”  destinasyonu olarak düşünülmektedir.

Proje, Kamu – Özel Sektör ve Gönüllü Kuruluşların işbirliği ile uygulanacak…

Projelendirme ve uygulamada, kamunun katı kararlar alarak talimat verdiği bir yöntem yerine, özel sektörle, yöre halkıyla ve gönüllü kuruluşlarla, projeden etkilenecek tüm kesimlerle işbirliği içinde çalışılan bir yöntem seçilecektir.


Proje çevreye, doğal ve kültürel değerlere saygılı olacak…

Yasaklayıcı, yararlandırmayan bir koruma anlayışı yerine, koruma-kullanma dengesini kuran, doğa ile iç içe, fakat çevreye duyarlı, İstanbul halkını Karadeniz’le, ve yeşille buluşturan bir proje amaçlanmaktadır.

Proje ile, proje alanında bulunan köy yerleşimlerindeki (Riva Köyü, Beylik Mandıra mevkii) ikinci konut ve çarpık yapılaşma önlenecek, köylerin kültürel ve doğal değerleri korunacaktır.

Riva deresinin, sit alanlarının, tarım toprakları ve ormanların korunması, projenin öncelikli amacı olacaktır.

Proje alanı ile ilgili plan kararları…

24.08.2006 onaylı 1/100.000 ölçekli İstanbul İli Çevre Düzeni Planı’na göre hazırlanan 1/25.000 ölçekli “İstanbul Nazım
İmar Planı” kararlarında Proje alanı; “Riva Beylik Mandıra Mevkii ile Riva Köyiçi alanını kapsayan ve planda sınırları belirtilen bölge, turizm, kültür ve rekreasyon işlevleri öncelikli olmak üzere, konut işlevini de içerecek şekilde özel proje alanı statüsündedir”. Nazım İmar Planı Kararlarında, Proje alanının da içinde yer aldığı alan, “Doğa Turizmi ve Ekolojik Tarımın Geliştirileceği Küme” içinde kalmaktadır.

Proje ile amaçlanan…

- İkinci konut gelişiminin ve konut alanlarının doğal çevreye baskısının minimize edilmesi,
- Riva’da yer alacak konaklamalı turizm tesis alanlarının çeşitlendirilmesi ve kalitesinin yükseltilmesi,
- Bölgedeki günübirlik turizm tesislerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, spor kampları ve yaz okulları açılması,
- Bölgede ekolojik tarım ve ekolojik turizmin teşvik edilmesi,
- Bölgede doğal ve kültürel değerlerin korunması,
- Riva deresinde marina kurulması, bölgede bir üniversite açılmasının teşvik edilmesi,
- Yerel ekonominin güçlendirilmesi,

Proje alanının gelişiminde Çevre Düzeni Planı ve Nazım İmar Planı Kararları temel yönlendiricidir. Proje alanında yer alması önerilen donatılar, İstanbul Metropolüne hizmet sunarken; bölgede yaşayan nüfusun ihtiyaç duyacağı ticaret ve hizmet merkezleri, meydanlar, açık alanlar, imaj yapıları, yaya yolları ve benzeri işlevler ise, yerleşimin kendi bünyesi içinde tasarlanacaktır.

Proje alanında önerilen tüm donatılar, İstanbullu’ların ilgisini çekecek, Metropole hizmet verecek büyüklük ve konumda olacaktır.

Bu ilkeden hareketle düzenlenen sınırlı yarışmanın sonuçları iki ay içinde alınacaktır.

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ın 22 Ocak 2008 tarihinde “Riva Yerleşimi Kültür - Turizm - Sağlık - Spor Köyü Odaklı Uluslararası Kentsel Tasarım Hizmet Alımı Projesi Tanıtımında” yaptığı konuşmanın metnidir.

 

Değerli Konuklar,

Kıymetli Basın Mensupları,

Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

İstanbul’da yeşil ve mavinin buluştuğu Riva’da hayata geçireceğimiz bu eko – köy projesini sizlere tanıtmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

ÇEVREYE SAYGILI ÖRNEK PROJELER ÜRETİYORUZ

Değerli Konuklar,

Doğal güzellikleri, zengin tarihi birikimiyle İstanbul, medeniyetlerin çeyiz sandığıdır.

Bununla birlikte 50’lerden bu yana bu zengin tarihi ve doğal serveti ihmal edilmiştir.

Kent, bir sanayi kenti olarak kurgulanmıştır.

Buna paralel olarak denizlerimiz kirlenmiş, kaçak yapılaşma sonucu orman alanlarımız tahrip olmuştur.

Binlerce yıldır kente kimliğini veren tarihî eserler, tarihî mekânlar kendi haline terk edilmiştir.

Haliç gibi dünyada ender görülen doğal güzellikler, bu hatalı planlama anlayışı neticesinde yok olmanın eşiğine gelmiştir.

Kısacası tekrarlanan bu hatalı kentsel yönetim anlayışı nerdeyse İstanbul’u bitme noktasına getirmiştir.

Biz, bu gidişata dur dedik.

Kentin doğal ve kültürel değerleri koruyan, çevreye saygılı örnek projelerin hazırlanmasına ve uygulamasına önem ve öncelik verdik.

Bugün burada başlattığımız eko – köy projesi bunun en güzel örneğidir.

Bu proje, Çevre Düzeni Planı kararlarına uygun, Riva Köyü ve Beylik Mandıra alt bölgesinde, doğa ile uyumlu, kentlilerin kültür, turizm, sağlık ve spor etkinliklerinden yararlanmasını sağlayacak bir proje.

PROJE İLE KORUMA – KULLANMA DENGESİNİ KURUYORUZ

Bugüne kadar çevrenin korunmasından, bir takım yasaklarla belirli bir bölgenin insanlardan izole edilmesi anlaşılıyordu.

Bu durumda iş yaşamından bunalan kentliler, kendilerine rahat nefes alacak alanlar bulamıyorlardı.

İşte biz, bu yasaklayıcı, kentlileri yararlandırmayan bir koruma anlayışı yerine, koruma-kullanma dengesini kuran bir anlayış getirdik.

Bu anlamda doğa ile iç içe, fakat çevreye duyarlı projeler geliştiriyoruz.

Sizlere tanıtmakta olduğum proje de bunlardan biridir.

 

PROJE, TÜM KESİMLERİN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞECEK

Değerli Konuklar,

Çağımızda buyurgan bir anlayış ve birkaç bürokratın masa başında aldıkları kararlarla kentsel yönetim başarıya ulaşamayacağı anlaşılmıştır.

Hizmetlerin kentin ihtiyaçlarını en uygun şekilde karşılaya bilmesi tüm kesimlerin bu hususlarda fikrinin alınmasına bağlıdır.

Bu anlamda kentlilere en yakın yönetim birimi olan yerel yönetimlere büyük sorumluluklar düşmektedir.

Biz de, bu sorumluluğumuzun bilincinde olarak, sivil toplumdan özel sektöre, yöre halkına kadar tüm kesimlerin katkı ve önerilerini dikkate alarak yatırım yapıyoruz.

Bu bağlamda Riva projesi, belediye – özel sektör ve gönüllü kuruluşların işbirliği ile gerçekleştirilecek ve İstanbullular, Riva’da, uluslararası kalitede, doğa ile iç içe bir kültür, turizm, sağlık ve spor yerleşkesine sahip olacaklar.

PLANSIZ VE SAĞLIKSIZ GELİŞME KONTROL EDİLECEK

Hepinizin bildiği gibi İstanbul’un kuzeyi; doğal çevre, orman ve su kaynakları bakımından hassas bir alandır.

Proje ile bu alanın İstanbul Çevre Düzeni Planı doğrultusunda sağlıklı, planlı ve çevreye duyarlı bir şekilde gelişimine yön verilecek.

Bölge 1998 tarihli onaylı, Koruma Amaçlı İmar Planında 40 bin nüfuslu bir yerleşim alanı olarak planlanmış.

Bununla birlikte planda bazı eksiklikler gördük.

Meselâ bu planda turistlerin kalabilmesi için bir otel bir yoktu.

Yine sportif faaliyetlerin gerçekleşebileceği bir futbol sahası da bulunmuyordu.

Bundan dolayı biz bu alanı yeniden ele aldık.

Amacımız, bu alanı İstanbullara maksimum fayda sağlayacak şekilde yeninden imar etmekti.

Bölgeyi “daha düşük yoğunluklu”, doğa ile uyumlu, kültür, turizm, sağlık ve spor işlevleri ile kente hizmet edecek bir “yeşil ve mavi kaçış  destinasyonu olarak düşündük.

Proje ile bölgede bulunan köy yerleşimlerindeki (Riva Köyü, Beylik Mandıra mevkii) ikinci konut ve çarpık yapılaşma önlenecek, köylerin kültürel ve doğal değerleri korunacaktır.

 

Riva deresinin, sit alanlarının, tarım toprakları ve ormanların korunması, projenin öncelikli amacı olacaktır.

İÇME SUYU İÇİN TOPLAM 19 MİLYON YTL YATIRIM YAPIYORUZ

Projenin sağlıklı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için bölgede altyapı yatırımlarına da ağırlık verdik.

Bu anlamda bölgeye toplamda 19 milyon YTL’lik içme suyu yatırımı yapılacak.

Bunun 3,5 milyon YTL’lik kısmını tamamladık.

Kalan 15,5 milyon YTL’lik kısmın tamamlanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yine proje ile birlikte Riva havzası köylerinde toplam 6 atıksu arıtma tesisi yapılması planlanmıştır.

ARAZİNİN YÜZDE 31’İ MUTLAK KORUMA ALANI

Değerli Konuklar,

Projemizi, Beykoz’da Riva alt bölgesi olarak tanımlanan, kuzeyinde Karadeniz sahil şeridi, güneyinde ve batısında Riva deresi, güneyinde ve doğusunda tarım toprakları ve orman alanları bulunan bir bölgede hayata geçireceğiz.

Burası 1979 hektarlık bir alan. (19 milyon 790 bin metrekare)

Kartal’da gerçekleştirmekte olduğumuz projenin yaklaşık 6 katı büyüklüğünde bir alan.

Biz, bu arazide bulunan tarım ve orman alanlarını mutlak koruma kapsamı altına aldık.

Koruma altına aldığımız 619 hektarlık alanın 472 hektarı tarım ve orman alanı; 147 hektarı ise dere ve dere koruma kuşağı.

Bir başka deyişle projenin uygulanacağı arazinin yüzde 31’ini mutlak koruma altına aldık.

Projemizi 1/25.000 ölçekli “İstanbul Nazım İmar Planı” kararlarına uygun bir şekilde kurguluyoruz.

Bu alanının gelişiminde Çevre Düzeni Planı ve Nazım İmar Planı kararlarını temel yönlendirici olarak alıyoruz.

PROJE EKOLOJİK TARIMI VE EKOLOJİK TURİZMİ TEŞVİK EDECEK

Değerli Konuklar,

Günümüzün en önemli meselesi, sizlerin de bildiği gibi, dünyamızı tüketmeden imkânlarından istifade edebilmektedir.

Bunu her ürettiğimiz, her uyguladığımız projede, sürdürülebilirlik kıstaslarını yakalamak zorundayız.

Çünkü biz, bu dünyayı çocuklarımızdan miras aldık.

İşte Riva’daki projemizi geliştirirken de bu bilinçle hareket ettik.

Proje hayata geçtiğinde her alanda bu kıstasları yakalamayı hedefliyoruz.

Öncelikle bölgede konut gelişiminin ve konut alanlarının doğal çevreye baskısını en aza indireceğiz.

Bölgede ekolojik tarım ve ekolojik turizmin teşvik edeceğiz.

Riva’da yer alacak konaklamalı turizm tesis alanlarının çeşitlendirilecek ve kalitesi yükseltilecek.

Bölgedeki günübirlik turizm tesislerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, spor kampları ve yaz okulları açılmasını planlıyoruz.

Bölgede doğal ve kültürel değerlerin korunmasına öncelik veriyoruz.

Riva deresinde marina kurulması, bölgede bir üniversite açılmasının teşvik edilmesi gündemimizde.

Bütün bunların gerçekleşmesiyle yerel ekonominin güçlenmesini sağlayacağız.

 

 

DÜZENLENEN YARIŞMANIN SONUÇLARI 2 AY İÇİNDE AÇIKLANACAK

Değerli Konuklar,

Bölgede yer alacak donatılar, hem kente hizmet sunacak hem de bölgede yaşayan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak.

Bu bağlamda ticaret ve hizmet merkezleri, meydanlar, açık alanlar, imaj yapıları, yaya yolları ve benzeri işlevler, yerleşimin kendi bünyesi içinde tasarlanacaktır.

Proje alanındaki tüm donatılar, kente hizmet verecek büyüklük ve konumda olacaktır.

Proje davet usulü ile yapılıyor. Organizasyonu İMP ile birlikte Riva ve Çevresini Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği düzenliyor.

Dernek, alanında önde gelen ulusal ve uluslararası 7 gruba davet gönderildi.

Projeler 1 Mart’ta teslim edilecek.

 

Alanının en başarılılarından seçilmiş yerli ve yabancı uzmanlardan jüri, bu tarihten sonra projeleri değerlendirecek.

 

Bu bağlamda düzenlenen yarışmanın sonuçları iki ay içinde alınacaktır.

PROJE YENİ İSTİHDAM ALANLARI AÇACAK

Proje hayata geçtiğinde İstanbullular, yoğun iş hayatının baskısından kurtularak, nefes alacakları yeni alanlara kavuşacaklar.

Aynı zamanda projenin tamamlanması ile birlikte yeni istihdam alanları açılacak.

Bunların yanı sıra uluslararası standarttaki tesisleri ile bu uygulama İstanbul’a gelen turist sayısını da arttıracak ve İstanbul’un ve ülkemizin ekonomisine katkı sunacaktır.

Sözlerime son verirken bu organizasyonda büyük emeği geçen Riva ve Çevresini Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği yetkililerini tebrik ediyorum.

 

 

Projenin İstanbul’a hayırlı olmasını diliyor, hepinizi yeniden saygı ve sevgiyle selamlıyorum.